2 Haziran 2008 Pazartesi

Anahtarlıklı Setim

Mumlu ipi şu anda hiç hatırlamadığım bir şekilde örüp yapmıştım bu takımı. Resme bakıp yapmaya çalıştım ama beceremedim, yaşlanıyorum artık, unutkanlık başladı. Bu arada siyah ile dorenin uyumu her zaman hoş oluyor.

30 Mayıs 2008 Cuma

Her Zamanlık Telkari Kolyem

Geçen hafta Diyarbakır'a giden Canım Hocam Ferda Keskin bereket ellerini çok sevdiğim için bana bu telkariyi getirmiş. Bayıldım görünce, özellikle firuze taşına. Sade birşeylere takıp kullanmak içimden gelmedi. Dün iş çıkışı Eminönü'ne gidip bu firuze taşları aldım. Gümüş renkli mumlu ipe dizip her firuzenin arasına bir düğüm atarak bir sıra oluşturdum, telkariyi de ortasına yerleştirdim.


Bereket Eline Dair Birkaç Kelam:

Aslında bu ellere Fatma Ana Eli, Ali Eli, Hamza Eli, Fatima'nın Eli diyorlar, Museviler ve Aleviler çok kullanıyormuş okuduklarımdan anladığım kadarıyla ama ben dini birşeyler çağrıştırmaması için bereket eli diyorum. İlgilenenler için daha ayrıntılı bilgi burada (bu kadar içerikli Türkçe sayfa bulamadım ne yazık ki).

29 Mayıs 2008 Perşembe

Koltuk Kordonlu Kolyem

En az 20 yıllık bordo koltuk kordonunu (bu kordonu neden 20 yıldır sakladığımı bilmiyorum) illa değerlendirmek için yine tek kalan boncuklarla birleştirip bu kolyeyi yaptım. Nedense karmaşık, eski, artık ve değersiz şeyleri takılarımda kullanınca çok zevk alıyorum. Takdir size kalmış ama ben sevdim, bu arada geçen ay satılan takılarımdan.

28 Mayıs 2008 Çarşamba

Küpelere Devam


Bugün yine küpelere devam. İzsürücü'nün tavsiyesi çok doğru. Küpeleri Haydins gibi bardağa asıp fotoğraflamak daha şık ama benim hiç şarap bardağım yok. Çünkü ben ve eşim hiç alkol kullanmıyoruz. Su bardağında da küpe hoş olmaz. Galiba bu iş için bir tane ayaklı bardak almam gerekecek:)

27 Mayıs 2008 Salı

Kontesli Küpelerim

Elimde biriken bir sürü küpe fotosu olduğunu İzsürücü'nün sayfasına girince farkettim çünkü modellerimiz birbirine benziyor. İzsürücü'ye söylediğim üzere, bugün benzer küpelerimi ekledim sayfaya. Ben bu kontesli takıları çok seviyorum. Böyle fırfırlı gömlekler, kabarık etekler, bol krepeli topuzlu kadınlar, gerçi vampirli korku filmleri kadınları havası var biraz ama olsun güzel işte.

26 Mayıs 2008 Pazartesi

İstanbul Yalıları



Pazar günü tekne ile Murat Belge rehberliğinde Boğaz Yalıları turuna katıldım. Uzun zamandır İstanbul'u denizden görmek istiyordum, suyun üstünde olmayı çok severim ama Boğaz'da suyun üstünde olmak, Boğaziçi'in kitabını yazmış Murat Hoca ile enfesti.
Havanın sıcak olmasını ve rüzgar eşliğinde daha fazla yanılacağını "bana bişey olmaz" diyerek gözardı etmiş olsam da İstanbul'u seyretmekten çok zevk aldım.
Dört bir koldan beton yığınına çevrilme çabalarına karşın İstanbul yine çok güzel. Bu arada Boğaz'da yunuslar var, ben sadece bir tane görebildim ama duyduğuma göre sayıları da artıyormuş.
İlgilenen olursa diye tur ile ilgili bilgileri bulabileceğiniz sayfayı da ekliyorum. Şiddetle tavsiye olunur.

23 Mayıs 2008 Cuma

Yazlık Pembiş Kolyem

Yaz günlerine uygun açık kahve ketenlerle kullanabileceğim romantik birşeyler yapmaya çalışırken bu çıktı ortaya, hem bir sürü kalmış malzemeyi değerlendirdim hem renkleri çok sevdim hemde polimer kilden yaptığım 3 tane pembe gülüm değerlenmiş oldu.

21 Mayıs 2008 Çarşamba

Divitin Kolye 4

Vazgeçemediğim divitinler ve keçeler. En son yaptığım kolyemi ekledim bugün. En çok da bunu sevdim.

20 Mayıs 2008 Salı

Polimer Kilden Küpem

Geçen hafta Aslıhan geldiğinde bulduk bu küpeleri takı kutusunun içinde, benim unuttuğum birşeydi. Altın ve gümüş rengi polimer kil ile yapmıştım bu küpeleri. Uç kısımlarına su incileri koymuştum. Metal parçaları, polimer kilin içine yerleştirdikten sonra pişirme işlemini gerçekleştirdim. Beraber pişince daha sağlam oluyorlar.

16 Mayıs 2008 Cuma

Ağır Abla Kolyem

Resimde çok belli olmasa da uzun kolyelerimden biri. Siyah ve uzun olması sebebi ile kışın boğazlı kazaklarımla çok kullandım, uç kısmını Osmanlı sancaklarına benzetiyorum o yüzden biraz ağır abla kolyesi.