Bu süre boyunca bolca çanta ördüm, doğum yapan arkadaşım için doğum süsleri, hediyeleri hazırladım, kızım 1. sınıfı bitirdi, tatile çıktım, işte saçımı başımı yoldum. Bunlar olağan şeyler.
Asıl önemli olan yeni bir uğraş buldum kendime, çok özendiğim ama yapmaya çabalamadığım, üşendiğim yeni hobim koşmak. Nisan ayında "sabahları yürüyeyim,biraz şekle gireyim" derken 17 Ekim'de Avrasya Maratonu'nda 15 km koşacak kadar (inşallah) sevdalandım bu işe. Haftanın 5 günü koşuyorum artık. Haftasonları Belgrad Ormanı'nda, haftaiçi Vefa Stadı'nda.
İlk başlarda ayaklarım ağrıdı, sonra dizlerim, bacaklarım kasıldı ama yapacağım dedim bir kere, tüm ağrıların üstüne gittikçe birşey kalmadı, Nietzche haklı çıktı "BENİ ÖLDÜRMEYEN ŞEY GÜÇLENDİRİR".
Bu arada oturmaktan şekil değiştiren yerlerim şekillenmeye başladı. Nefes alıp verirken bile farkı hissediyorum kendimde, bol bol terlediğim için cildim bile daha iyi şimdi.
Resimlerin hepsi doğum yapan arkadaşım için hazırladıklarım.
Bu altın yastığı imiş. Bebek malzemeleri satan bir dükkanda görmüştüm. Biblo Eminönü'nden, Sabuncuhan Caddesi üzerindeki bir mağazadan aldım.