25 Ocak 2011 Salı

ULTRAVINTAGE ÇANTA

Aşağıda görmüş olduğunuz ultravintage çanta Kapalıçarşı'nın Fesçiler Kapısı'nın girişinde bulunan bir çantacıdan 5TL'ye alındı. Sahaflar'dan çıkıp Kapalıçarşı'ya girmeye çalışırken sol tarafta kalıyor.

Aslında sade haliyle de kullanılabilecek bir çanta ama ben yine dayanamayıp süsledim.

Kırmızı keçenin üstüne neredeyse tamamı polimer kilden yapılmış ne varsa diktim, küçük taşları silikon ile yapıştırdım. Malzeme fazla olunca keçe biraz ağırlaştı, ilk önce dikmek istedim ama beceremeyince bally ile yapıştırdım, düşündüğümden bile sağlam oldu bu şekilde.

Acaba gidip bütün çantaları alsam oturup süslesem kafayı yer miyim?:)


11 Ocak 2011 Salı

Duvar Süsünden Kolyeye

Blogger olarak kaplumbağa hızı ile ilerlesem de acemi koşucu olarak fena sayılmam hani:) 7. Yol Koşusu'nda yaklaşık 52 bayan içinde 16. oldum. 10Km'yi 52:13 ile bitirdim. 40 dk.'da bitiren bayanlar varken bunları marifet gibi yazmamın alemi yok ama sonuçta kendimi arşivliyorum ben bloğumda, züğürt tesellisi birazcık da, sporsuz geçen yıllara uzun bir ahhhhh çekme belki de.

Sırada 17 Nisan'da yapılacak olan Haliç Yarı Maratonu var. 1:50 ile bitirmek gibi bir hayalim var. Şubat'ın ilk haftası itibariyle ilk yarı maratonuma hazırlanmaya başlayacağım inşallah.

Nedense birşey yapasım yok ne boncuklar ne keçeler çekici geliyor bana bu aralar ama hiç birşey yapmadan duramam, ufaktan yaptığım birkaç şeyi ekleyeyim dedim.

Bu siyah plastiği Ne Alırsan 1 Liracı'da bulmuştum. İçinde dua yazılı, duvar süsüydü kendisi. Fakat plastik kısmı kolye aparatı olarak kullanılabilir diye almıştım, hatta doyamayıp 5 tane almıştım. En sonunda plastik kısım bu şekilde değerlendirildi. Diğeri ise kalan kumaş ve keçe parçalarından yaptığım broşum.


8 Kasım 2010 Pazartesi

New York Maratonu'ndan 99 Yüz

Dün New York Maratonu'nda maratonu tamamlayan 99 kişinin yüzü. Burada.

27 Ekim 2010 Çarşamba

BAYKUŞUN BAŞINA GELENLER

Bu zavallı baykuşu işportadan çok ucuza almıştım. Haydins'in sayfasında bu baykuşu görünce değiş tonton dedim baykuşa. Bazı yerlerinde akrilik bazı yerlerinde oje kullandım boyarken. Gözlerini kullanmadığım siyah küpemin üst kısmından yaptım. Son kat için tırnak cilası sürdüm. Oje olduğundan kuruması da çok kolay oldu. Modifiye halini çok sevdim.


18 Ekim 2010 Pazartesi

Avrasya Bitti, Sırada Riva Koşusu

711 bayan katılımcı arasında 155. oldum. 15 km'yi 1.27.55'de bitirdim. Daha daha daha iyi olacak inşallah, yarışım kendimle, daha iyisini yapabilirsem ne büyük mutluluk.

Bekle beni VII. Riva 10K Yol Koşusu, geliyorummmmmmm.

15 Ekim 2010 Cuma

BANA ŞANS DİLEYİN

Hazırlıklar tamam, ben hazırım, birazdan yarışma öncesi son koşumu yapacağım, yarın bütün gün dinleneceğim, Pazar sabahı erkenden kalkıp karbonhidrat ağırlıklı bir kahvaltı yapacağız eşimle, 07:30'da Taksim'den Maraton araçları ile köprüye başlangıç noktasına gideceğiz ve 09:00'da benim ve eşimin ilk 15km'lik yarışımız başlayacak inşallah.

İlk olsun ve kesinlikle son olmasın, 2-3 sene sonra 42km'lik maratonlarda kendimi göreyim inşallah.


30 Eylül 2010 Perşembe

Beni Öldürmeyen Şey Güçlendirir

Yaklaşık dört buçuk aydan sonra Elif Şafak'ın bir konuşmasını dinleyip "aaaa bende yazayım bari, benim bir blogum var" dedim.

Bu süre boyunca bolca çanta ördüm, doğum yapan arkadaşım için doğum süsleri, hediyeleri hazırladım, kızım 1. sınıfı bitirdi, tatile çıktım, işte saçımı başımı yoldum. Bunlar olağan şeyler.

Asıl önemli olan yeni bir uğraş buldum kendime, çok özendiğim ama yapmaya çabalamadığım, üşendiğim yeni hobim
koşmak. Nisan ayında "sabahları yürüyeyim,biraz şekle gireyim" derken 17 Ekim'de Avrasya Maratonu'nda 15 km koşacak kadar (inşallah) sevdalandım bu işe. Haftanın 5 günü koşuyorum artık. Haftasonları Belgrad Ormanı'nda, haftaiçi Vefa Stadı'nda.

İlk başlarda ayaklarım ağrıdı, sonra dizlerim, bacaklarım kasıldı ama yapacağım dedim bir kere, tüm ağrıların üstüne gittikçe birşey kalmadı, Nietzche haklı çıktı "BENİ ÖLDÜRMEYEN ŞEY GÜÇLENDİRİR".

Bu arada oturmaktan şekil değiştiren yerlerim şekillenmeye başladı. Nefes alıp verirken bile farkı hissediyorum kendimde, bol bol terlediğim için cildim bile daha iyi şimdi.

Resimlerin hepsi doğum yapan arkadaşım için hazırladıklarım.

Bu altın yastığı imiş. Bebek malzemeleri satan bir dükkanda görmüştüm. Biblo Eminönü'nden, Sabuncuhan Caddesi üzerindeki bir mağazadan aldım.
Polimer kilden yaptığım bu magnet bebeklerin kundakları keçeden, Gözleri için siyah boncuk kullandım. Nazar boncukları da polimer kil.
Bunlarda poşetlenmiş halleri:)
Loğusa Tacı astarlık kumaştan, 3 farklı boyda daire şeklinde kumaş kesip etraflarını yaktım. Orta kısmına da değişik boyutlarda kırmızı kum boncuk diktim, bu kadar kolay.
Kumaş yakma tekniği ile bu yaka iğnelerini mevlüt hediyesi olarak yaptım. Kumaşlar yine astardan. 3 farklı renk kullandım. Düğme ve kurdelalar çarşamba pazarından.
Bu da yaka iğnelerini takmak için yaptığım zımbırtı. İkea'da satılan kolyelikler vardı bir ara. Onun üstünü kurdela ile kapladım. Yine İkea'dan alınma saksının içine alçı döküp bu dalı ortasına yerleştirdim. Alçı görünmesin diye de kurdelaları kare kare kesip ortalarından alçının üstüne silikon ile yapıştırdım. Keşke her adımda fotoğraflayabilsem yaptıklarımı ama adım Hıdır, elimden gelen budur.

13 Mayıs 2010 Perşembe

Merserize Mor Çanta

Bahar gelince benim hep çanta öresim geliyor, bu son çalışmam:)

Yaklaşık 1 hafta gibi bir sürede bitti, ip kalın olduğu için 4,5 numara tığ ile kolay kolay ördüm. İplerin hepsi Kürkçü Han'daki Övünç Merserize'den. Adresi aşağıya ekledim.

Astarını çiçekli kumaştan yaptım, kumaşçılarda zebil gibi çiçek desenli kumaş var, çok severim, almamak için zor tutuyorum kendimi.
Bambu görünümlü plastik sapı kullanırım diye çok önce almıştım. Bu çantaya kısmet oldu.


Övünç Merserize
Mahmutpaşa Kürkçü Han Üst Kat No:31
Eminönü
Tel: 0212 511 36 12





31 Mart 2010 Çarşamba

Fermuarlar Çiçek Oldu.

 
 

Benzer yaka iğnelerini Accesorize ve Claire's'de görmüştüm. 


Fazla fermuarları değerlendirmek için iyi bir yöntem gerçi ben bunları yapmak için fermuar aldım o ayrıııı. Fermuarı 11 adet, 7cm'lik parçaya böldüm (uzun ya da 2 adet fermuara ihtiyaç var), 7cm'lik parçalarının 10 tanesinin uçlarını üst üste koyarak silikonla yapıştırdım. Keçeden bir daire kesip çiçek formunda 5 yaprağı keçenin üstüne silikonla yerleştirdim. Diğer 5 yaprağı yine silikonlarla alt yaprakların arasına yapıştırdım. Orta kısım için fermuarın uç kısmını kesip sadece metal kısmı ile salyangoz şekli yaptım ve onu da ortaya silikonladım. Arkadan görünüşünü çekmeyi unutmuşum ama isteyen olursa sonra eklerim.


Kolyenin yapımı da aynı şekilde ama yaprak sayısı farklı. Kolye aynı zamanda bu adreste. 


NOT: Ben resim eklerken resmen boğuşuyorum blogla, bende mi bir sorun var merak ediyorum, alt alta sıraladığım resimler bakın nasıl görünüyor. Blogger olmak için hızlandırılmış kurslar var mı dır, mı dır, mı dır?

6 Ocak 2010 Çarşamba

GALATA KULESİ

O kadar beton yığınının içinde hala alımlı duruşuna bayıldığım Galata Kulesi'nin kolye ucu halini Marputçular Çarşısı'nda görünce "almasam olmaz" diyerek hemen almıştım ama ne yapacağımı bilemeyerek uzun sürede evirip çevirmiştim elimde. En sonunda yeni yıl tatilinde yaydım boncuklarımı ve bu çıktı ortaya, tatilde bir sürü şey yaptım aslında ama yapmak kolay, fotoğraf çekmek çok zor. Ekleyeceğim inşallah en kısa sürede.Birde çarşamba pazarı modunda olan sayfama çeki düzen verip sadeleştireceğim, bu da planlar arasında:)