17 Şubat 2009 Salı

Kokluyorum, Öyleyse Varım

Dün Nazo'nun Coco Chanel ile ilgili linkini görünce incik boncuktan sonra ikinci takıntım olan parfümlerle ilgili bu zamana kadar birşey yazmadığımı farkettim.
Ortaokuldan beri hergün walkman dinlemekten olduğu düşündüğüm %30'luk duyu kaybım var benim, idare ediyorum günlük hayatta ama çok kısık sesleri hayatta duymam, gözlerde bozuktu, 9 yıl önce lazer ile düzelttirdim, tüm bu arazlardan dolayı burnum yüklenmiş görevi, en son sınırda çalışıyor garibim, koklayarak yaşıyorum bir nevi, tüm anılarım koku hafızamın çevresinde dönüyor.


İşe gelince kimin geldiğini kokulardan anlayabiliyorum mesela, bu sadece parfüm değil, insanların kendi kokuları içinde bir hafızam var bazen çok gerekli olduğunu düşünmesemde:)


Anılarım tanıdık kokularla birleşince o anları tekrar yaşıyormuş gibi hissediyorum, tüm ince ayrıntıları bile hatırlıyorum. Dune, Poison, Samsara, Blue Jeans, Byzance, CK One, L'eau D'Issey, Narcisse, Sun kokladığımda ya da kokusunu aldığımda beni çok mutlu eden parfümler.


Çok uzun yıllar hep aynı parfümü kullanan kadınlara hep özeniyorum, ben bir türlü beceremedim, birini sıkınca aklım diğerinde kalıyor, her banyodan sonra parfüm değiştiriyorum ben moduma göre. Avrupa Yakası'nda Şahika "en az 8 parfümün olacak, moduna göre değiştireceksin" diyordu, aynen o hesap.
Şimdilerde kulladığım parfümleri akşam resimledim, bu arada bunlar orjinal olanlar, en az bir bu kadar daha D&P,
Sansiro ve İksir'den alınmış doldurma parfümün var, onları resimlemedim, doldurma parfümlerin bazıları gerçekten çok güzel oluyor. Evime çok yakın oldukları için çok sık uğrayıp kalite kontrol yapıyorum bu açık parfümcülerde.
Birde parfümleri buzdolabında saklamak gibi bir huyum var, sebzeliğin yarısı parfümle dolu.
Eminönü'nde Güvener Pasajı'nda tester satan Ata Parfümeri var. Türkiye'de bulamadığınız bir çok parfümü çok uygun fiyatlarla orada bulabilirsiniz. Internetten satışta yapıyor.
Bu kadar çok link vermişken birde koku ilgili okuduğum 2 kitabın linkini de ekledim, eski kitaplar, mutlaka duymuşsunuzdur ama tekrar tekrar okunabilirler, Parfümün Dansı ve Koku.


Son olarak dün akşam Collezione'a uğradım, bu bahar için çıkardıkları bir parfüm var, El Dino, çok güzel kokuyor ayrıca harika bir şişe yapmışlar ve çok kalıcı, eğer asla böyle parfüm kullanmam diyorsanız tüm marka parfüm birleşimlerinin şişe başına 10 USD'yi geçmeyen maliyetlerle üretildiğini, fiyatların bu kadar yüksek olma sebebinin şişe, ambalaj ve reklam giderleri olduğunu lütfen unutmayın.

7 yorum:

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

canım ne doğru yazmışsın ben de seninle aynı fikirdeyim ama parfümde bende de takıntı var.illa orjinal olacak.niye buzdolabında saklıyon yavrum tabii evde yemek pişirmezsen böyle olur:)))
şu eminönündeki tester satan yeri bir dahaki sefere bana gösteriver

beyaz mendil dedi ki...

Parfümlere karşı aşırı zaafım var.her gördüğüm ve kokusunu beğendiğim parfümü almak istiyorum.Öyleki artık evde bozulacaklar ve buzdolabımda da yer yok:)

Karen Hanim dedi ki...

Takviminizi çok beğedim!

Cocukla Cocuk dedi ki...

Kokular konusunda hassas olmak parfümler sözkonusu olunca güzel. Mis gibi kokularla dolsun etrafın.Bunun yanında mutfak vs de kokularını da daha hassassındır.

DİLEK dedi ki...

ah canım o duyma sıkıntısı bende ben var neden se de burnum tazı gibi. kokusuz hayat lurmu. heleki parfüm harici her insanın kendine has kokusu:D

Leyya dedi ki...

inanabiliyorum şu koku hafızasına))çünkü bende de aynısı var ve bazen ben de keşke bu kadar olmasa diyorum)))bu kokuya duyarlılık bazen insanın hayatını kabusa çevirebiliyor mesela.
tomy girli çok seviyorum bende.fresh kokuları çok seviyorum.hıı bide bi zamanlar chole innonance diye bi koku koklamıştım.hastasıyım ama bulamadım açık parfümerilerde maalesef.hatta kapalılarında bile bulamadım.eminönündeki adrese mutlak bakmalıyım.hoş kokulu günler diyim ne diyim))

suzy dedi ki...

Çok güzel bir blog ellerinize sağlık, bloğumda size bir davetim var. Mim gibi bir oyun Portekizden bir arkadaşımız göndermiş. Bloğumda ayrıntıları bulacaksınız. Nice güzel yazılara.